Arnavutluk’ta koşulan ilk üç etabın ardından verilen mola ile İtalya etapları da başladı ve üç etabı koşuldu bile.

Bununla beraber son yılların en cansız Giro serisi olarak nitelendirilmeye de başladı. Büyük favorilerin olmaması bir yana yarışçıların ve takımların bile “kim ne yapıyor, amaç ne?” gibi soruları sorduğu görülüyor. Olaya biraz daha canlılık katılması için yapılan çalışmalar ise bisikletçileri germiş durumda. Neymiş bunlar derseniz.
- Her bir bisiklete kamera takıldı. İtiraz etme şansı yok.
- Futboldaki gibi sarı kart, kırmızı kart uygulaması başladı. Mantalite aynı. Centilmence olmayan hareketler sonucunda ilkin sarı kart veriliyor. Tekrarı sonucunda ise kırmızı kart ve turnuvadan ihraç söz konusu olacak.
Ama bu herkesi kapsayacak mı? Pedersen olsun, Rogliç olsun onlara da aynı yaptırımlar olacak mı, sanmıyorum. Ama yarışçılar üzerinde bir gerilim yarattığı ortada. Astana’daki bir yarışçı sarı kart gördü ve “hakemlerin takdiri” dedi ama vücut dili ayrı bir tepki veriyordu.
İlk 6 etap sonunda Pembe mayodaki durum şu şekilde.

Görüleceği gibi Pedersen favori Roglic’in önünde liderliğini sürdürüyor. Takımlarda ise Lidl Trek ve UAE Emirates kapışması var. Fakat burada asıl kapışma küme düşmeme mücadelesinde. Üç takım küme düşmeme mücadelesinde savaş veriyor. Bunlardan Astana Türkiye Turu’nda sessiz ama emin adımlarla ilerlerken şimdilik ses getiren bir sonuç elde edemedi. Picnic ise 4. etapta sürpriz bir birincilikle ortalığı karıştırdı. Sanırım üçüncü takım Soudal. Onlar diplerde.
Öyleyse etaplara geçelim.

4. etap sürprizlere ve istatistiki güncellemeleri sonuç veren Alberobello (Pietramadre) – Lecce etabıydı. Eurosport izleyicileri keyifli anlar yaşadı. Çünkü etabın her anında gerek bisikletçilik gerekse yöre üzerinde çok derin bilgileri dinleyebildi ve izleyebildiler. Özellikle konik çatılı evleri ile tanınan Alberobello kasabası’nın Urfa Harran ile kardeş şehir olması şaşırtmadı değil.
Birinciliği, gençten Hollandalı Casper Van Uden önünde aldı. İkinci Olav Kooij ve üçüncü Maikel Zijlaard ‘da aynı ülkenin vatandaşı ve kürsüde üç Hollandalı Giro tarihinde bir ilk. Tekdüze geçen yarışı bu arkadaşın alması herkesi şaşırttı.

5. etap ise Pedersen’in aldığı Ceglie Messapica – Matera etabıydı. Matera’nın tarihi ve güzellikleri yarışın son anına dek önde gitti.
Burada uzun süre ki yaklaşık 100 km bir kaçış oldu ama finali tecrübe aldı. Burada kıl payı farkla ikinciiği Edoarda Zambanini, Üçüncülüğü ise Pidcock aldı.

6. etap ise felaketleri içeren Potenza – Napoli idi. Burada 80 km kala kaygan zeminde, peloton içerisinde Rogliç’in arkasındaki bisikletçi düştü ve çok sayıda bisikletçi ona takılarak yere düştü. Mathias Vacek sol ayağındaki ciddi kanamaya rağmen yarışı tamamladı.
Yarış yönetimi bu aşamada nötralizasyona gitmek durumunda kaldı. Bu kavramdan da bahsedelim. Yarış yönetimi bisikletçilerin hayati bir tehlikesi söz konusu olduğunda yarışı dahi iptal edebilme, parkuru değiştirme yada kısaltma hakkına sahip. İnce ince attırıp yolu tehlikeli hale getiren bölgeden çıkıldı. İki kaçışçının zaman farkları da korunarak yarışa devam edildi.
Ardından kapılardan zaman ve puan bonusu olmaksızın her hangi bir süre ayarı yapılmaksızın final yapılması kararı çıktı. Bu da sprintçiler dışında herkesin salmasına neden oldu. Öyle ki Pedersen ve Rogliç’in de içinde olduğu peloton yarış bittiğinde 5 dakika kadar uzaktaydı.
Son kilometreye girildiğinde yarışçılar 60 km bir hıza ulaşmışken iki zeka küpü protestocu aralarına daldı. Neyse ki burada bir sorun olmadan durum atlatıldı. Kaygan yol, ahmaklık, yüksek hız ölüme yada kalıcı sakatlığa dek götürebilirdi herhangi birisini.
Bunun ardından Van Aart anlamsız, erken ama muhteşem bir sprint attı. Final de herhangi bir bonus vermemesine rağmen bu yaptığını bir gövde gösterisi olarak algıladım.
Yarışı Kaden Groves, Milan Fretin ve Paul Magnier önünde attığı sprint ile aldı.
Jay Hindley ile beraber toplamda dört yarışçı yukarıda bahsettiğim kaza sonucunda yarışmadan ayrılmak zorunda kaldı. Şu an 6 etap 7 yarışçı. Liste hızlı ve ciddi kazalarla büyüyor.

